25 Temmuz 2010 Pazar

"Piyasa"nın tepkisinin abartılması ya da kendinin fasulyeden sayılması sendromu

Geçtiğimiz cuma günü, medyada "Balyoz operasyonu" diye bilinen soruşturma çerçevesinde yargı, yüzden fazla asker hakkında yakalama kararı vermiş.

Benim takıldığım nokta, kararın askerler hakkında verilmesi ya da sayının büyüklüğü değil, kararın açıklamasının cuma akşamı piyasalar kapandıktan sonra yapılması! Böylece yüce yargı da şu görünmez el "piyasa"ların tepkisini dikkate almış. Ne ince bir düşünce! Bu tercihin nedeni eğer, sonraki günlerde yaşanacağı düşünülen piyasa hareketleri nedeniyle günah keçisi olarak kendilerinin gösterilmesini engelleme çabası, diğer bir ifadeyle kendini koruma saiki ise makul karşılayabilirim. Onun dışında, kendi kararlarına aşırı önem atfetme durumu diye nitelemek gerekir.

Çok soyut oldu, biraz açıklamak lazım. Piyasalarda dalgalanmalar her zaman olur. Ancak bu dalgalanmalar genelde, mazeret olarak ileri sürülen hareketler olduğu için değil, konjonktür-fiyatların durumu o harekete uygun olduğu için ya da piyasaları yönlendirme gücüne sahip para babalarının keyfi o sırada ona uygun olduğu için olur. İnanması zor ama durum budur! Hatırlıyorum, bir gün borsanın işlem ghacmi çok düşmüştü, sonra anlaşıldı ki, dönemin "büyük oyuncu"su o sabah karısıyla kavga etmiş, seansa gitmemiş, o nedenle borsanın işlem hacmi düşmüş! Medyada dile getirilen mazeretler bazan geri plandaki çok daha basit gerekçelerin kılıfıdır. Örneğin, 2001 krizi dönemin Cumhurbaşkanı Başbakana anayasa kitapçığı fırlattığı için olmadı. Zaten ortalık siyasi olarak gergindi, ekonomik olarak da bıçaksırtı bir durumda uzatmaları oynuyordu, Anayasa kitapçığı hikayesi sadece fitili ateşleyen kıvılcım oldu. Ama eğer ortada o kadar büyük bir barut fıçısı ve fitil olmasa, bırakın küçük bir kitapçık, devellioğlu'nun mücellet lügatı fırlatılsa bile hiç bir şey olmazdı!

Cuma akşamı açıklanan yargı kararı da, eğer ortada ateşlenecek bir barut varsa, kıvılcım niyetine kullanılır. Ama ortada yangın çıkarma niyeti yoksa, yargının asker tutuklama kararının piyasa üzerinde etkili olması beklenemez. Eğer piyasanın düşmeye niyeti varsa, yargı kararı olmasa bile düşer, çıkmaya niyeti varsa, değil yüz, binlerce kişi tutuklansa bile çıkar. Piyasa hareketleri üzerinde etkisi olduğunu düşünmek, işlem yapan para babaları dışında herkesin bir hüsnü kuruntusudur.

Cuma günü piyasalar kapandıktan sonra verilen yargı kararının zamanlaması hakkındaki bu yazıyı da, pazartesi günü piyasalar açılmadan önce yazıyorum ki bu hafta içinde olacak hareketler başlamadan önce o yargı kararının piyasalarda konjontür uygun olmadığında hüsnü kuruntu olduğunu baştan söylemiş olayım diye!..

15 Temmuz 2010 Perşembe

"Makine" işlemleri piyasayı bozuyor!

Bizim jenerasyon gibi klasik iktisadın ve piyasada liberalliğin yegane doğru olduğu varsayımıyla yetişenler için bugünlerde yaşananlar özellikle bugünlerde "piyasa böyle buyurdu" rahatlığıyla yaşanan absürdlüklerin yarın yaşanacak etkileri çok acı olacak.

Bugün ZeroHedge blogunda özetini okuduğum bir makale, piyasalarda kısaca "makine işlemi" diye tanımlayabileceğimiz hızlı-otomatik işlemlrin, piyasa açısından çarpıtıcı etkileri olduğunu akademik olarak kanıtlayan bir çalışmaydı.


Scientific Proof That High Frequency Trading Induces Adverse Changes In Market Microstructure And Dynamics, And Puts Market Fairness Under Question

bugüne kadar gelişmiş Batı sermaye piyasalarında yapılan her şeyin doğru olduğunu, her finansal yeniliğin hayırlı olduğunu düşünenlere ithaf olunur.